"Gece saat 4.5'u bulmuş.
Evet o kusursuzluk abidesi yine aklımda, bir kaç dakika önce ona iyi geceler diledim hatta.
Deftere bir şeyler yazmasam yarın yazarım diye düşündüğüm oldu. Ama duramadım, çünkü sabahleyin bu duygular geçmiş ve yerini baş ağrısı ve sabah kokusu alacak.
Ve darmadağın bir yatak.
Hava o kadar sıcak ki, buzluğa giresi geliyor insanın.
Şaka maka onu biraz daha özlemiş oldum bu gece sayesinde. Her gece özlüyorum, gittikçe aslında.
Günlere saat saymalar, ismini sürekli anmalar, kusursuzluğunu gözden geçirmeler...
Resmen aklımdan çıkmıyor.
Bunları deftere yazma amacım ne bilmiyorum. Belki bir gün okuyup duygulanırım.
Şimdi olduğu gibi.
Nasıl bir duygu olduğunu bilmiyorum ama beni mazoşist yaptı bu duygu.
Muhteşem, ele avuca sığmayan bir sevgi.
Gerçekten, onun gibisini görmedim.
Ve kimseye onun kadar değer vermemiştim, ve kimseyi onun kadar sevmemiştim sanırım.
Adnan Oktar'ın Süreyya'sına söyledikleri gibi şeyler değil bunlar.
Gördüğüm kuşkusuz en güzel kadın. Aynı zamanda en hoş sohbet ve en doğal kadın. Aynı zamanda da en sempatik ve sıcak kadın...
Bilmiyorum, ben nasıl bu kadar şanslı olabildim?
Mazoşist olacak kadar?"
Kot Kaplı Deftere yazılan ilk ve son yazıydı. (18/07/11)
Mesagge to an total angel
Merhaba.
Belki de bu kutunun içinde yüzük olduğunu düşünüyordun, ama kağıt ve notun da hoş olduğunu düşünüyordun. Ama kutunun içine not yazılı bir kağıt koydum, yüzükten önce göresin diye.
Gördüğün üzere bir şeyler yazılı olacak bu notta, duygu, bilhassa aşk ve sevgi dolu.
Zaten o yüzden yazılı.
Bir kere herşeyden önce yüzük kahveye eşdeğer. Sana ithaf ettiğim tonlarca şarkılara da. Hepsi seninle anlamlanıyor, yüzük tek başına bir halta benzemezken, seninle güzel görünecek.
Kağıdı da okuyup duygulanasın diye yazmadım. Çünkü yazmayı istiyordum zaten.
"Seni hep seviyordum zaten de, bu başka boyutta, hayatımın yarısını kaplıyor gibisin" demiştin bir zamanlar.
"Sanırım hepsini kaplıyorsun" diyorum ben de karşılık olarak.
Ne kadar dürüst olduğumu bilmem ama kesinlikle içtenliğimle söylüyorum bunu.
Son olarak, iyi seyirler, seni seviyorum.
Belki de bu kutunun içinde yüzük olduğunu düşünüyordun, ama kağıt ve notun da hoş olduğunu düşünüyordun. Ama kutunun içine not yazılı bir kağıt koydum, yüzükten önce göresin diye.
Gördüğün üzere bir şeyler yazılı olacak bu notta, duygu, bilhassa aşk ve sevgi dolu.
Zaten o yüzden yazılı.
Bir kere herşeyden önce yüzük kahveye eşdeğer. Sana ithaf ettiğim tonlarca şarkılara da. Hepsi seninle anlamlanıyor, yüzük tek başına bir halta benzemezken, seninle güzel görünecek.
Kağıdı da okuyup duygulanasın diye yazmadım. Çünkü yazmayı istiyordum zaten.
"Seni hep seviyordum zaten de, bu başka boyutta, hayatımın yarısını kaplıyor gibisin" demiştin bir zamanlar.
"Sanırım hepsini kaplıyorsun" diyorum ben de karşılık olarak.
Ne kadar dürüst olduğumu bilmem ama kesinlikle içtenliğimle söylüyorum bunu.
Son olarak, iyi seyirler, seni seviyorum.
Kusursuzluk
birine sabah kahvesi ısmarlamadım hiç
ısmarlasam da bu kadar içten
ve sen kadar hoş olmazdı
kahve güzel evet
ve zarif
sen gibi
kahveyi sevme nedenim olabilirsin
her bardağı
ya da her fincanı
seni hatırlatır diye bağımlısıyım belki
belki de kafein sadece güzel yapıyor kahveyi
umrumda dahi değil
çünkü "ikisi" de güzel kılıyor seni
ayrıyeten kusursuzdur kahve
tıpkı senin gibi
bilmeni istediğim bir şey daha;
sana zilyon kez kusursuz derim
ve bundan hiç sıkılmam
tıpkı s.s. dediğim gibi
ve filtre kahve bu kadar mı güzel kokardı sen içmesen?
ve o kadar mükemmel görünür müydü,
...sana alınmasa
ısmarlasam da bu kadar içten
ve sen kadar hoş olmazdı
kahve güzel evet
ve zarif
sen gibi
kahveyi sevme nedenim olabilirsin
her bardağı
ya da her fincanı
seni hatırlatır diye bağımlısıyım belki
belki de kafein sadece güzel yapıyor kahveyi
umrumda dahi değil
çünkü "ikisi" de güzel kılıyor seni
ayrıyeten kusursuzdur kahve
tıpkı senin gibi
bilmeni istediğim bir şey daha;
sana zilyon kez kusursuz derim
ve bundan hiç sıkılmam
tıpkı s.s. dediğim gibi
ve filtre kahve bu kadar mı güzel kokardı sen içmesen?
ve o kadar mükemmel görünür müydü,
...sana alınmasa
Saçmalamalar I
sen mi iticisindir
tanrı mı çekici
çekiciden kasıt kuvvetle çekmek
tanrı var mı ki
çekmeli miydi olsa bile
kanımca acımasızdı, vermezdi ekmek
durup dururken agresifleşti hayat
lakin ne çabuk geçiyor zaman
laflarına dikkat etmeli
ağır konuşuyor, incitiyor, acıtıyor
tek bildiği ise dayatmak
kötü bir ağzı var hayatın; bozuk
küfürler kafirler ise sonsuzluk adeta
yıldızlar o kadar parlak
ve o denli umutsuz
hepsi sarhoş ve mutsuz
zaman geriye alınır mı kum saatinde
yoksa kumlar mı geri gider
ya kırmak mı kurtuluş
bakınmak mı
tanrı mı çekici
çekiciden kasıt kuvvetle çekmek
tanrı var mı ki
çekmeli miydi olsa bile
kanımca acımasızdı, vermezdi ekmek
durup dururken agresifleşti hayat
lakin ne çabuk geçiyor zaman
laflarına dikkat etmeli
ağır konuşuyor, incitiyor, acıtıyor
tek bildiği ise dayatmak
kötü bir ağzı var hayatın; bozuk
küfürler kafirler ise sonsuzluk adeta
yıldızlar o kadar parlak
ve o denli umutsuz
hepsi sarhoş ve mutsuz
zaman geriye alınır mı kum saatinde
yoksa kumlar mı geri gider
ya kırmak mı kurtuluş
bakınmak mı
Bir Aptalın Aşkı
Gönderen
Nattfödd
zaman:
10:20
baksa bana hemen şimdi
sadece baksa
bir şey söylemeden
gülümsese ve bitse ömrüm
kamaşsa gözlerim
bir şey söylemese, bir kelime dahi
durur zaman ve durur dünya
...ve dalgalanır başaktan sarı, ölümden siyah saçları...
sadece baksa
bir şey söylemeden
gülümsese ve bitse ömrüm
kamaşsa gözlerim
bir şey söylemese, bir kelime dahi
durur zaman ve durur dünya
...ve dalgalanır başaktan sarı, ölümden siyah saçları...
Tamamlanmamış
Gönderen
Nattfödd
zaman:
10:18
bir şair
ilham almak için ne içse
bir kadeh şarap
yahut rakı belki
sarhoş olsa mı gelir ilham
ilham mı sarhoş yoksa
belki
ya mutsuz olsa mesela
siyah bulutlar, vesaire
tek ona yağsa yağmur
ve ona açsa bahar
ilham almak için ne içse
bir kadeh şarap
yahut rakı belki
sarhoş olsa mı gelir ilham
ilham mı sarhoş yoksa
belki
ya mutsuz olsa mesela
siyah bulutlar, vesaire
tek ona yağsa yağmur
ve ona açsa bahar
...dil
eskiden kuklalarım vardı
ve gülerlerdi hep
sürekli gülümserler
amma ve lakin çehreleri
genç idi
ne bir gözyaşı
ne bir ağırlık
artı vurdum duymazlık
ama canlı sanat eserleri var hayatta
ne bir heykel
ne de kukla
tuvalde
siyah bir mürekkep ve ince bir fırçayla çizilmişcesine yaratılmış
ve hiç bir bardak çay için
eksik bırakılmamış
kusursuz
ya da kusuru görülemeyen
lekesiz dil
dil
...dil
ve gülerlerdi hep
sürekli gülümserler
amma ve lakin çehreleri
genç idi
ne bir gözyaşı
ne bir ağırlık
artı vurdum duymazlık
ama canlı sanat eserleri var hayatta
ne bir heykel
ne de kukla
tuvalde
siyah bir mürekkep ve ince bir fırçayla çizilmişcesine yaratılmış
ve hiç bir bardak çay için
eksik bırakılmamış
kusursuz
ya da kusuru görülemeyen
lekesiz dil
dil
...dil
Konstantin
tabii ki farklı bir havası var İstiklal'in
belli değil
kim kullanır paradoksu
sizce tarihini bilen tek şehir mi
konstantinopolis
saçına ak düşmüş polis
ve emeklilik hayali
mümkünse insan bul!
burjuva da gözükse
lakin biçare ve yoksul istanbul
allahından bul
belli değil
kim kullanır paradoksu
sizce tarihini bilen tek şehir mi
konstantinopolis
saçına ak düşmüş polis
ve emeklilik hayali
mümkünse insan bul!
burjuva da gözükse
lakin biçare ve yoksul istanbul
allahından bul
Bayan
Gönderen
Nattfödd
zaman:
10:42
cezbetmeli bir nebze de olsa
sümbülün kokusu
orkidenin süsü ve kenevirin büyüsü
aslında cezbeden
beni
bir bayanın gözleri
zaten çoğunu da etkilemez sözleri
hangi bayan ki beni bayan
ve nedir ki gözünü boyamış
bu denli kusursuz
peki ya hangi bayan
tavşan suratlı
bayan mı
ne
sümbülün kokusu
orkidenin süsü ve kenevirin büyüsü
aslında cezbeden
beni
bir bayanın gözleri
zaten çoğunu da etkilemez sözleri
hangi bayan ki beni bayan
ve nedir ki gözünü boyamış
bu denli kusursuz
peki ya hangi bayan
tavşan suratlı
bayan mı
ne
Göz
sulanması gereken kaktüsüm
sulanmamış
ama halsiz değil
yürüyorum
yürüyorum yarı kuru toprağın tam üzerinde
bastığımı bir bataklığa
farketmeden
yürüyorum
içine çekiyor bataklık beni
ve uzuyor kaktüsün dikenleri
dikene tutunuyorum
tutunuyorum
tutunuyorum dikenin üstündeki göze
göze ne diken gerek
ne kuvvet
ne güzellik
ki o göz kusursuz
ki o göz gökkuşağı
ki o göz rengarenk
ki o göz
içinde
sulanmamış
ama halsiz değil
yürüyorum
yürüyorum yarı kuru toprağın tam üzerinde
bastığımı bir bataklığa
farketmeden
yürüyorum
içine çekiyor bataklık beni
ve uzuyor kaktüsün dikenleri
dikene tutunuyorum
tutunuyorum
tutunuyorum dikenin üstündeki göze
göze ne diken gerek
ne kuvvet
ne güzellik
ki o göz kusursuz
ki o göz gökkuşağı
ki o göz rengarenk
ki o göz
içinde
Çelişki
yazı tura mı atsam
balon mu patlatsam
çözemedim
konu hakkında
yazılar yazdım
silemedim
kura mı çeksem
o piti piti mi yapsam
portakal soyup başıma mı koysam
bilemedim
ya şunda ya bunda mı desem
helvacının kızında mıdır
göremedim
balon mu patlatsam
çözemedim
konu hakkında
yazılar yazdım
silemedim
kura mı çeksem
o piti piti mi yapsam
portakal soyup başıma mı koysam
bilemedim
ya şunda ya bunda mı desem
helvacının kızında mıdır
göremedim
Hint
Gönderen
Nattfödd
zaman:
10:16
hint
yine tutturmuş garip şarkısını
kürdandan ince boynu
sallanaraktan
kaşıklayaraktan önündeki pirinçli çorbayı
ve yine o kürdandan ince boynundan
geçerken çorba
bir şarkı söyleyesi geliyor
söyleyemiyor
ölüme yakın olduğunu biliyor
bir astım kriziyle ölüyor
ve kutusundaki yılan
sadece kıvırtıyor
yine tutturmuş garip şarkısını
kürdandan ince boynu
sallanaraktan
kaşıklayaraktan önündeki pirinçli çorbayı
ve yine o kürdandan ince boynundan
geçerken çorba
bir şarkı söyleyesi geliyor
söyleyemiyor
ölüme yakın olduğunu biliyor
bir astım kriziyle ölüyor
ve kutusundaki yılan
sadece kıvırtıyor
Klasik Gitar
klasik gitar
ve terliklerim
sevdiklerim
sevdiğimi bildiklerim
bildiklerimi sevemediklerim
bakın
klasik gitarım
bu benim
kağıt farzedercesine
yırtalım
bükelim
üstüne mum bile dikelim
bükmeye bileğiniz varsa
yırtmaya gücünüz varsa
konserime beklerim
bir bok çalamam ama
bu şarkı size gelsin
pet shop boys dan
its a sin
ve terliklerim
sevdiklerim
sevdiğimi bildiklerim
bildiklerimi sevemediklerim
bakın
klasik gitarım
bu benim
kağıt farzedercesine
yırtalım
bükelim
üstüne mum bile dikelim
bükmeye bileğiniz varsa
yırtmaya gücünüz varsa
konserime beklerim
bir bok çalamam ama
bu şarkı size gelsin
pet shop boys dan
its a sin
Kenevir
bir bardak adaçayı
belki iyi gelir
bir seyyar geçiyor
belki bedava
simit verir
yağmur başlamış
evde sızmak
işime gelir
ben seni bilemem
sen beni bilemezsin
ama
seni senden
beni benden
iyi bilir
kenevir
belki iyi gelir
bir seyyar geçiyor
belki bedava
simit verir
yağmur başlamış
evde sızmak
işime gelir
ben seni bilemem
sen beni bilemezsin
ama
seni senden
beni benden
iyi bilir
kenevir
Mazoşist
süprizlere uğramak
uyurken çimdiklenmek
ve bir kaktüse elimi batırmak kadar
garip düşüncelerim
var benim
beni böyle kabul edin
bunaltıdan bir şeyler çizerim
belki de sadece kendime zarar veririm
hoşgörün azizim
azizim dediysek
bilmem ben kimim
belki aziz nesin'im
nereden bilebilirim
aklım fikrim
dibimdeki kaktüsümün dikenlerinde
sanırım mazoşistim
uyurken çimdiklenmek
ve bir kaktüse elimi batırmak kadar
garip düşüncelerim
var benim
beni böyle kabul edin
bunaltıdan bir şeyler çizerim
belki de sadece kendime zarar veririm
hoşgörün azizim
azizim dediysek
bilmem ben kimim
belki aziz nesin'im
nereden bilebilirim
aklım fikrim
dibimdeki kaktüsümün dikenlerinde
sanırım mazoşistim
Sandık
sandığım
benim o herşeyden saf
herşeyden karanlık
sandığım
gençlik serumum
evim sandığım
sandığım
hakkında cinas yaptım diye
kendimle gururlandığım
sandığım
dostum aşkım oksijenim sandığım
herşeyi iyi sanıyordum
sandığım öyle değilmiş sevgili sandığım
ve şimdi içinden çıkmalıyım
karanlığından sıkıldım
yeniden doğmalıyım
güle güle
herşeyden karanlık
herşeyden pürüzsüz sandığım
sandığım
benim o herşeyden saf
herşeyden karanlık
sandığım
gençlik serumum
evim sandığım
sandığım
hakkında cinas yaptım diye
kendimle gururlandığım
sandığım
dostum aşkım oksijenim sandığım
herşeyi iyi sanıyordum
sandığım öyle değilmiş sevgili sandığım
ve şimdi içinden çıkmalıyım
karanlığından sıkıldım
yeniden doğmalıyım
güle güle
herşeyden karanlık
herşeyden pürüzsüz sandığım
sandığım
Çınar
Gönderen
Nattfödd
zaman:
08:03
dünyaya kök salmış çınar
işte sana bakıyorum
doğumun tatlıydı herşeyden
başkalarına göre
çocukluğunsa tozpembe
suyun ve toprağına göre
ve gençliğin
dallarının her bir yana sarktığı
yapraklarının daha yeşil
saçlarının daha sarı
olduğu gençliğin
hepsi pembe renkli
hepsi birbirinden güzel
ve işte ihtiyarlıyorsun sen de
boy aynasına en aynasına değil
duvardaki aynana bakıp
"hayat ne kadar da güzel"
diyorsun
dünyaya kök salmış çınar
işte sana bakıyorum
önceden öyle düşünmezdin
ne bu denli mutlu
ne de bu denli umutlu
olabileceğini hayatla
dalında büyüyen yapraklar kadar hafif
öten kuşlar kadar neşeli
ve gövden kadar dirençliymişsin aslında
kurumaya hevesin olmayacak
hayattan zevk aldıkça
benim gibi gökkuşağı değilse de ruhun
sevdiğin şeyler yağmurlar sa da bana ne
ben kendi yağmurlarımı hatırlıyorum
işte sana bakıyorum
işte sana bakıyorum
doğumun tatlıydı herşeyden
başkalarına göre
çocukluğunsa tozpembe
suyun ve toprağına göre
ve gençliğin
dallarının her bir yana sarktığı
yapraklarının daha yeşil
saçlarının daha sarı
olduğu gençliğin
hepsi pembe renkli
hepsi birbirinden güzel
ve işte ihtiyarlıyorsun sen de
boy aynasına en aynasına değil
duvardaki aynana bakıp
"hayat ne kadar da güzel"
diyorsun
dünyaya kök salmış çınar
işte sana bakıyorum
önceden öyle düşünmezdin
ne bu denli mutlu
ne de bu denli umutlu
olabileceğini hayatla
dalında büyüyen yapraklar kadar hafif
öten kuşlar kadar neşeli
ve gövden kadar dirençliymişsin aslında
kurumaya hevesin olmayacak
hayattan zevk aldıkça
benim gibi gökkuşağı değilse de ruhun
sevdiğin şeyler yağmurlar sa da bana ne
ben kendi yağmurlarımı hatırlıyorum
işte sana bakıyorum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Blog Archive
About Me
- Nattfödd
- Tek bildiğim şey hiç bir şey bilmediğim değil. Tek bildiğim şey biraz deli olduğum, hepsi bu.
İzleyiciler
Blogger tarafından desteklenmektedir.